BAŞARDIN AĞLATMAYI...BAŞARDIN YALVARTMAYI...HER ŞEY İSTEDİĞİN GİBİ...ÇOK MUTLUYDUM SEN YOKKEN...SEWMEYİ UNUTMUŞKEN....GELDİN DE NE FARKETTİ Kİ!!!
olmaz annem kızarrrr :)
Sen meni sev, men seni sevem.. Sen menin için yan.. Men senin için yanim duduşam.. Glasik eşk neyse onu yaşayah..
Ya da sevme haberin olmasın.. Men sana sevdalanıp dolaşam.. Platonik eşk neyse onu yaşayah..
Sevdada oturah, yiyah içah.. Elele olah, gan kusah.. Tombilik eşk neyse onu yaşayah..
İstersen sevdadan kendimi kesim.. Sağımı solumu doğrayım biçim.. Psikopatik eşk neyse onu yaşayah..
Eyle sevek ki gara sevda olah.. Araplara benzeyen gapgara olah.. Gara eşk neyse onu yaşayah..
Yalan söylemeyeh hep doğru diyah.. Beraber oturah beraber yiyah.. Realist eşk neyse onu yaşayah..
Birbirimize türkü söyleyah, mizildiyah.. El ele tarlalarda, bostanlarda gezah.. Romantik eşk neyse onu yaşayah..
Kediyi, gudiği sen diye sevim.. Sen de horozi, guligi men diye sev.. Sembolik eşk neyse onu yaşayah..
El ele tutuşip kendimizi elehtriga verah.. Zangir zangir tityeyah, ölmeyah.. Elektronik eşk neyse onu yaşayah..
Ahırlarda, komlarda buluşah.. Tezek agalahlarinin dibinde oturah.. Otantik eşk neyse onu yaşayah..
MaTeMaTiKçİnİn AşKı!!!!!
Seni gördüğüm anda çarpanlara ayrıldım,
Parabol yüzüne, elips gözlerine bayıldım,
İşte dedim benim aradığım,
İlk fırsatta aşkımı tüme varımla ispatladım.
n-bilinmeyenli denklemim derdim sana,
Hep teorem ispatlardık gelince bir araya,
Koni şeklinde, üçgen şeklinde yuvamızda,
Dizi dizi, seri seri Çocuklarımızla.
Tam sunacakken sana evlilik Önerimi,
Analitiğimiz uymuyor diyerek terk ettin beni,
Evet deseydin CAUCHY bile kıskanacaktı bizi
Rüyalarımda hep seni görürüm,
Benim biricik hiperbolüm, minik parabolüm.
Nerde eski determinant, diskriminant formülüm.
Dön bana, integralimi al signum yüzlüm,
Eğer dönmezsen kahrımdan ölürüm.
Bak şu kalbimin fonksiyonuna, periyoduna,
Asimtodumu bulda grafiğimi çiz bana,
Söz veriyorum “konikçiğim”demem sana,
Seni çok seviyorum anlasana.....
Eğer dönmezsen bana,
Aşkımızın denklemini yazarsın
Mezar taşıma.
Eh çözemeden gitti de altına,
Seni çok seviyorum anlasana....
Unuttuğumu sanma
Seni bekliyor olacağım orada ,
Benim çözemediğim o denklemi,
Zebaniler çözdürecek sana.
Seni çok seviyorum anlasana
SINIFTAN KOVULMA BAHANELERİ!!!
-çık dışarı!
- hocam?
- çık dışarı dedim.
- hocam neden ben? sadece ben mi güldüm ya?
- dışarı çıkar mısın!?
- tamam ya özür dilerim, kusura bakma hocam. bir daha olmaz.
- ya sen çık ya da ben çıkacam!
- siz kalın ben çıkarım, ayıp olmasın, dersi bölmeyeyim şimdi eheh.. iyi dersler...
- kim o konuşanlar? ümit, mert ikiniz dışarı..
- ama hocam?
- dışarı çıkın..
- hocam biz konuşmuyoduk ki arkadaşlar konuşuyordu onları susturmaya çalışıyorduk!
- ...
- yemediniz di mi?
- yemedim..
- eh madem öyle.. hadi ümit..
-elindeki ne senin
-power rangers hocam
-o ne be
-milliyet gazetesi veriyor hocam bunları kartondan power rangers karakterlerinin en güçlüsü.
-senin elinde ne işi var ders zamanı ders evladım oyun zamanı oyun
-ugur getiriyo hocam dersi daha iyi anlıyorum
-bak hala cevap veriyo çık dışarı bir daha da ya tek gel ya da hiç gelme
- can arkadaşlarını rahatsız ediyorsun kaleminle.. çık dışarı..
- kim rahatsız oluyo ya rahatsız olan bana söylesin!!
-oglum sus artik atarim disari bak.
+niye hocam lazim degil miyim?
-kalk bakayim, cik disari.
+(kapiyi acip, tekrar ogretmene doner) bak pisman olursun ama?
-cik dedim!
+(disari cikar, kapiyi kapatir, birkac saniye sonra kapiyi aralayip kafasini iceri uzatir) bak, bir daha gelmem ama?
-defoooool!
siz 4 ünüz yeter artık dır dır ettiğiniz dersin başından beri, çıkın dışarı!
(etrafta birbirine bakmalar)
-çıkın dışarı! hala duruyosunuz!
-hocam pardon hangi 4?
-çıkın diyorum, susmadınız dersin başından beri, hadi oyalanmayın!!
-hocam 5 kişi olduk, biri fazla, hangi 4 çıkıcak?
-çık çıık sen de çıııık!!
hoca: günaydın !
sınıf : sağol...
hoca: aydoğ,göksel,aktürk sizler dışarı .
a-g-a: hocam niye daha ders bile başlamadı ??
hoca: siz konuşcak gibi duruyosunuz...
a-g-a: ama yoklama,devamsızlık...
hoca: germeyin beni !
-hemen dışarı çık dışarııııııııı
- (ağır ağır kalkar) canın sağolsun hocam
+ şunun dediği lafa bakar mısın? ne sanıyosun sen kendini?
- ne diyeyim dersten attığın için allah belanı versin mi diyeyim?:)))
BeN sEnİ nEdEn Mi SeVdİm??????
 
|
Ben seni bir okyanusun
Derinliginde buldumda sevdim Parlak bir inciydin benim için
Paha biçilmez bir inci |
|
Ben seni soguk ve yagmurlu bir günde Seni düsünürken gülüsündeki sicakligin içime dolup da Beni sardigi bir anda sevdim Seni sadece selvi boyun,siyah saçlarin yada kara gözlerin Güzel bir yüzün var diye degil Fikirlerinle,konusmandaki güzelligin ve benim o kor halde yanan yüregimle sevdim Ben seni derinden ve hissederek sevdim Her kalp atisimda vücudumun dört bir kösesine yayildigini Beni sardigini her nefes alisimda cigerlerime isledigini bilerek sevdim Seni kis gecelerinin o soguk yataginda birlikte uyuyup beni isittigin Yaz sicaginda uyuyamayip sikintilarim oldugun Ve rüyalarimda bulustugumuz gecelerde sevdim Seni ellerinden tutup kanimin kaynadigi Kalbimin yerinden firlayacagini hissettigim anlarda O islak dudaklarinla beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim Ben seni o sensiz anlardaki bos ve degersiz geçen dakikalarda Kayip zamanlarimizda,seni arayip bulamadigim Çaresizlik içinde oldugum,içki sofralarini dost bildigim anlarda sevdim Sen ne kadar uzak olsan da, Aramizdaki kilometreler nasil çoksa Bende seni o kadar yogun ve o denli çok sevdim Seni kalbimde yanan atesin ile Zihnimde olusan hayallerin o ay parçasi çehrenle Bana derinden bakan o gözlerindeki isiltiyi görecegim anlari beklerken Kalbimin yanip tutustugu anlarda Gelip o bu atesi alevlendirerek Bana sarilarak beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim
Korkuyorum! Hakkettigin mutlulugu sana verememekten korkuyorum. Seni beni sevdiginden fazla sevememekten korkuyorum. Senin sevgine layik olduktan sonra baskalari tarafindan o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum. Seni kazandim derken kaybetmekten korkuyorum. Aramizdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum. Senin kalbini daha fazla kirmaktan korkuyorum. O temiz ve masum göz yaslarini daha fazla akitmaktan korkuyorum.
Evet korkuyorum; seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten ... Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum. Yada yanlis anlasilmaktan korkuyorum. Uçurumun kenarinda yalniz kalmaktan korkuyorum. Dostluguna doyamadan uluorta yalniz kalmaktan korkuyorum. Yüregimdeki o ince sizinin bir gün çogalmasindan ve beni sarmasindan korkuyorum. Sevgi denen güzelliginin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum. Dostlugun ölüp yerine nefretin yesermesinden korkuyorum.
Korkuyorum evet; seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten... Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kiyamiyorum uzaktan seyrediyorum çünkü; Seni daha fazla incitmekten korkuyorum. Ömründe yasadigin mutlulugu huzuru sana yasatamamaktan korkuyorum. Sana kalbimden fazlasini verememekten korkuyorum. Sonunda sana gözyasindan baska bir sey birakamamaktan korkuyorum. Seni sevmekten degil; dostlugunu suistimal etmekten, Seni kaybetmekten ve degerini bilememekten ve
Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum. Belki de çok fazla korkuyorum ...
ÇÜNKÜ; BEN iLK DEFA SEViYORUM...
 
Her Hayat Yaşanacak Bir Can Bulur...
Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir
çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor
ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir
dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini öntarafa koyunca, çocuk
vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği
kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.. Adam ona bir kez daha göz attı.
Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu
yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu
kendinden geçirmişti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola
koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:
- Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller
bir harika!.
Çocuk, ona dönerek:
- Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım
doğuştan eksik.
- Bence önemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan
yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da
vicdanı.
Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü:
- Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.
Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:
- Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?
- Çok basit!. dedi, adam. Eğer yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar
yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat
insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler...
Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar,
hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek:
- Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?
Çocuk, başını yanlara sallayıp:
- Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.
-İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20
liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder.
Çocuk biraz düşünüp:
- Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?
- Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olan bir
çocuğa satarım.
Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:
- Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.
- İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.
- Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5
lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım
gitti!.
Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerdeki
raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı
çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni
ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek
- Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun
olurum.
- Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere.
Eski bir ayakkabı, para eder mi?
- Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan
haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar.
Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30- 40 lira eder.
Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları, üzerinden atabilmiş
değildi.Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya.
Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz
gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:
- Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..
Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu.
Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa,
böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki
koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür
edip:
- Babam haklıymış!. dedi.
'Sakat olduğum için, üzülmeme hiç gerek yok!' demişti.
SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ...
Her Günüm Senin Sesinle Doğuyor,Seninle Sürüyor Gecem İse Seninle Son Buluyor. Seni Seviyorum Çünkü Kilometrelerce Uzakta Olsan Bile, Buluşma Gününü Özlemle Beklemek Hoşuma Gidiyor. Seni Seviyorum Çünkü Yanımda Olmasan Bile, Yüreğinin Benimle Olduğunu Biliyor Her An Yanında Olduğumu Biliyorsun. Seni Seviyorum Çünkü Bu Mesafelere Ragmen Yaşanmamışı Yaşatabiliyorsun, Duygularımda Var Olabiliyorsun. Seni Seviyorum Çünkü Sesinle Dünyama Bir Anda Girip, Sürprizlerinle Beni Kendine Tekrar Tekrar Aşık Edebiliyorsun. Seni Seviyorum Çünkü Yüreğimin Tam Ortasında Varolabiliyorsun. Beni Hayallere Götürebiliyor, Umutlarımı Geleceğimi Düşündürebiliyorsun. Şiir Yazdırıp,Şarkılarda Hissettirebiliyorsun Kendini. Seni Seviyorum Çünkü İkimize Dair Bir Yaşamı Düşündürebiliyorsun, Mutluluğun,Aşkın Varlığına İnandırabiliyorsun. Engellerin Aşılacağını, Mücadelenin Hırsını, Birlikteliğin Tek Yürek Olmanın Ve Güvenin Aşamayacağının Olmadığını Gösteriyorsun. Seni Seviyorum Çünkü Sen Hayatıma Vazgeçilmez Bir Anlam Katıyorsun. Seni Seviyorum Çünkü Sen Benimle Bende Yaşıyor, Ben Seninle Sende Varoluyorum....
Devami sizden..... siz niçin seviosunuzz?????
HAYATA DAİR...!!!
Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde, yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını, dağlara dönmeli yüzünü insan. Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli yüreğini ferahlatacak; yeni insanlarla tanışmalı, yeni keşifler yapacak... Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, gerçekleştirmeyi denemeli! Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı. Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler, her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa, değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri; küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini; gördüğünü hissedebilmeli! Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce, değerli olabilmeli hayat! İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!
Başkasının yerine koyabilmeli kendini;
ağlayan birine 'gül',
inleyen birine 'sus'
dememeli!
Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli! Şu; adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; sevgisiz, soysuz kalarak! Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden, derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine... Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını... Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın! Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği; bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu olmayı beklememeli! Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan, neşesizdir kahkahaların; merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların... Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı! Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için... Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil, söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli! Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere... Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için! Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak! Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi; ama,kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin; zaman bulabilsin; bir teşekkür, bir elveda için... Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten; ama,
herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!
Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi... Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı!
HANGİ ÜLKENİN VATANDASI OLMAK İSTERSİNİZ???
|
FRANSIZ OLMANIN FAYDALARI Geceyarısı TRT2 de yayınlanan filmleri seyrederken altyazıları okumanız gerekmez. Kendi nükleer silahlarınızı başka ülkelerde denersiniz. Salyangoz ve kurbağa yiyebilirsiniz. Kadınlar konuşmanıza bayılır Çirkin olsanız da sinema yıldızı olabilirsiniz.
AMERİKALI OLMANIN FAYDALARI Seçmeseniz de bir kadın başkan ülkeyi yönetir. Yeteri kadar paranız varsa istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Dünyanın en garip kıyafetlerini giyseniz bile kimse kafasını çevirip size bakmaz. Tanımadıgınız herkese "merhaba" diyebilirsiniz. Dünyanın en gelişmiş milletine mensup olduğunuzu düşünürsünüz.
İNGİLİZ OLMANIN FAYDALARI Sıcak bira Wimbledon Geçmişte yasayarak hala imparatorluk olduğunuzu düşünebilirsiniz. Haftada bir kere banyo yaparsınız. Madde dörde göre iç çamaşırı değiştirirsiniz.
İTALYAN OLMANIN FAYDALARI Kürk giydiğiniz için utanmazsınız. Makarna sıkıntısı çekmezsiniz. İşe istediğiniz saatte gidersiniz İşten istediğiniz saatte gelirsiniz. Ülke Sicilya’dan yönetilir.
İSPANYOL OLMANIN FAYDALARI Amerikayı kılıçtan geçirmekle övünürsünüz. Sahilleriniz Almanlar ve İngilizler tarafından işgal edilmiştir. Gerisini zaten Araplar işgal etmişlerdir. Sokakta boğalar koşar. Kadınları etkilemek için dar pantolon giymek zorundasınız.
HİNTLİ OLMANIN FAYDALARI Harika bir İngilizce Sabahtan aksama meditasyon. Evde dolaşan maymunlar. Bilgisayar uzmanı komşu Kamasutra
ALMAN OLMANIN FAYDALARI Her işinizi Türklere yaptırırsınız. Türklere "merak etmeyin sizi Avrupa’ya alacağız "dersiniz. Sıkılınca Türklerin evlerini yakarsınız. Tarihinizden bahsetmezsiniz. Çok sıkışınca "SUÇLUYUM" dersiniz.
KANADALI OLMANIN FAYDALARI Yılın 12 ayı bahçede buz hokeyi oynamak. Başbakan gençliğinde esrar çektiğini söyleyince oyu artar. Fransızca konuşanlar İngilizce de konuşur. Amerika fazla uzak değildir. Kendinizi uyuyan dev olarak nitelendirirsiniz.
AVUSTURALYALI OLMANIN FAYDALARI Büyük dedenizin dünyanın hiç bir ülkesinin kabul etmediği eli kanlı bir cani olduğunu bilirsiniz. Soğuk bira içersiniz. Plajda soğuk bira içersiniz. Evde soğuk bira içersiniz. Timsahları seyrederken soğuk bira içersiniz.
TÜRK OLMANIN FAYDALARI İçten ve dıştan bütün saldırılara, enflasyona trafik canavarına, komşularına, Avrupa'ya ve bütün dünyaya rağmen asırlardır ayakta kalarak doğal seleksiyonun yarattığı en güçlü millete ait olmanın tadını çıkartırsınız. Bütün dünyanın kaos olarak tanımladığı durumlarda kendinizi evinizde hisseder, huzur içinde yaşarsınız. Dünyanın en güzel plajlarında, dünyanın en güzel manzaralarına karşı denize girer, bununla da kalmaz denizde, kuyuda soğutulmuş karpuz yersiniz. Hatta akşama rakı, yanında meze istersiniz. Radyo dinlerken duyduğunuz bir parçayla kaderinize küser ağlamaklı olur, ondan sonraki parçayı duyar kalkar fıkır fıkır oynarsınız. Her sabah vatanı kurtarmak üzere yeni bir senaryo ile uyanır, bugünün işini yarına bırakarak yatarsınız. |
SEVGİYİ BİLGİSAYARINIZA YÜKLEYİN
Müşteri: Çok fazla teknik bilgim yok. SEVGİ yüklemek için ne yapmam gerekiyor?
Yetkili: İlk olarak KALBİM dosyasını açmanız lazım. Açtınız mı?
Müşteri: Evet açıldı. Ancak şu anda GEÇMİŞ_ACILAR.EXE, DÜŞÜK_GÜVEN.EXE, HASET.EXE VE GÜCENME.EXE isimli programlar da çalışıyor. Onlar çalışırken SEVGİ yükleyebilir miyim?
Yetkili: Problem değil. Yüklediğiniz anda SEVGİ otomatik olarak GEÇMİŞ_ACILAR.EXE'yi silecektir. Gerçi bir süre geçici hafızada kalabilir ama artık diğer programları etkilemez. SEVGİ er veya geç DÜŞÜK_GÜVEN.EXE'yi silere YÜKSEK_GÜVEN.EXE isimli bir modül yükleyecektir. Ancak siz, HASET.EXE VE GÜCENME.EXE'yi mutlaka kendiniz kapatmalısınız. Bu programlar SEVGİ'nin yüklenmesine engel olurlar. Onları kapatabilir misiniz lütfen?
Müşteri: Tamam kapattım, SEVGİ otomatik olarak yüklenmeye başladı. Bu normal mi?
Yetkili: Evet ama unutmayın ki bu sadece temel program. Üst sürümlerinin yüklenmesi için başka KALP'lerle bağlantı kurmanız gerekiyor.
Müşteri: Haydaa... Daha şimdiden hata mesajı verdi. Ne yapmam gerekiyor?
Yetkili: Mesaj ne diyor?
Müşteri: Hata-412! Program iç sistemde çalışmıyor! Bu ne demek?
Yetkili: Endişelenmeyin, bu çok rastlanan bir sorun, çözümü de var. Hata mesajı, SEVGİ programının başka kalplerde çalışmaya hazır olduğunu ancak sizin kalbinizde çalışmadığını söylüyor. Biraz karmaşık bir programcılık dili oldu galiba... Sade bir dille şöyle diyor: 'Programın başkalarını sevebilmesi için önce sizin kendi sisteminizi sevmeniz gerektiğini' söylüyor.
Müşteri: Peki ne yapmam gerekiyor?
Yetkili: 'Kendimi Kabullenme' isimli dosyanın içinde bulacağınız KENDİNİ_AFFETME.DOC, KENDİNE_GÜVENME.TXT, DEĞER_BİLME.TXT VE İYİLİK.DOC isimli dosyaların üzerine tıklayıp hepsini KALBİM dosyasına kopyalayın.
Müşteri: Tamam. Başka bir şey var mı?
Yetkili: Şimdi çalışacaktır gerçi ama, biz ilerisi için de tedbir alalım... SÜREKLİ_KENDİNİ_ELEŞTİR_HAYATI_ZEHİR_ET.EXE diye çok uzun isimli bir dosya vardır. Onu bütün sistemde tarayın ve gördüğünüz her dosyadan silin, sonra çöp kutunuzdan da atarak tamamen kaybolduğundan emin olun!
Müşteri: Yaptım. Hey harika... Neler oluyor?.. KALP temiz dosyalarla doluyor. GÜLÜMSEME.MPG monitöre geldi. SICAKLIK.COM, BARIŞ.EXE ve MEMNUNİYET.COM hepsi KALP'e yerleşiyor.
Yetkili: Güzel, demek ki SEVGİ yüklendi ve çalışıyor. Şu andan itibaren her şeyle başa çıkabilmeniz gerekiyor. Yalnız telefonu kapatmadan önce son bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.
Müşteri: Nedir?
Yetkili: SEVGİ programı ücretsizdir. Onu ve onun tüm modüllerini tanıştığınız herkese verin. Karşılığında onlar da başkalarıyla paylaşacak ve sonunda size tertemiz modüller olarak dönecektir... Mutluluklar...
Müşteri: Teşekkürler. Size de mutluluklar...
♠ ♥♠ ♥♠ ♥Gitti...♠
İçimde özlemin bitmeden daha Gönlümü kedere bırakıp gitti Ne hoşçakal dedi ne de elveda Yabancılar gibi bırakıp gitti Çiğneyip geçtiği yolu olurdum Bir ömür aşkıyla dolu olurdum Ne yazık bunları bilmeden gitti
Şimdi mevsim hazan gönül evimde Hıçkırığa döndü adı dilimde Gelir mi gelmez mi günün birinde cevapsız sorular bırakıp gitti bırakıp gitti bırakıp gitti.
:: Sonraki Sayfa »
|